Asgari ücret 2009 zammı açıklandı

Aralık 26, 2008

Asgari ücret zam oranları açıklandı. 2009′un birinci 6 ayında 16 yaş üstü çalışan için yüzde 4,3 ve 2. dönem için yüzde 4,1 zam yapılacak… İşte yeni asgari ücret miktarları…

 

Asgari ücret, 16 yaşından büyükler için 1 Ocak 2009′dan itibaren brüt 666, net 527,13 YTL, 16 yaşını doldurmamış işçiler için ise brüt 567, net 456,21 YTL olarak belirlendi.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, gelecek yıl geçerli olacak asgari ücreti belirledi.

Buna göre, asgari ücret, 16 yaşından büyükler için 1 Ocak 2009′dan itibaren brüt 666, net 527,13 YTL olarak belirlendi. 16 yaşından büyükler için belirlenen asgari ücretin işverene maliyeti 809,19 YTL olacak.

Asgari ücret, 16 yaşını doldurmamış işçiler için ise brüt 567, net 456,21 YTL olarak tespit edildi. 16 yaşını doldurmamış işçiler için belirlenen asgari ücretin işverene maliyeti ise 725,05 YTL olacak. 

Asgari ücret, 16 yaşından büyükler için gelecek yılın birinci 6 ayında yüzde 4,3, ikinci 6 ayında yüzde 4,1 artırılacak. Asgari ücrete, 16 yaşından küçükler için 2009 yılının birinci 6 ayında yüzde 4,8, ikinci 6 ayında yüzde 4 zam yapılacak.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, gelecek yıl uygulanacak asgari ücret miktarlarını belirledi.

Buna göre, asgari ücret, 16 yaşından büyükler için yılın birinci 6 ayında yüzde 4,3 artırılacak. Böylelikle asgari ücret, brüt 666, net 527,13 YTL’ye yükselecek.

Yılın ikinci 6 ayında, asgari ücret, 16 yaşından büyükler için yüzde 4,1 oranında artırılacak. Böylece asgari ücret, brüt 693 YTL, net 546,48 YTL olacak.

16 yaşından büyükler için asgari ücrete yapılan zam 2009 yılında kümülatif yüzde 8,57′yi bulacak.

Asgari ücretin birinci 6 ayda işverene maliyeti 809,19, ikinci 6 ayda 842 YTL’ye çıkacak.

Asgari ücret, 16 yaşını doldurmamış işçiler için gelecek yılın birinci 6 ayında yüzde 4,8 artırılacak. Bu artışla asgari ücret, brüt 567 YTL, net 456,21 YTL’ye ulaşacak.

Yılın ikinci 6 ayında, asgari ücret, 16 yaşını doldurmamış işçiler için yüzde 4 zamlanacak. Bu zamla, asgari ücret brüt 589,50, net 472,32 YTL’ye çıkacak.

Asgari ücret 16 yaşını doldurmamış işçiler için 2009 yılında kümülatif yüzde 8,99 artırılacak.

16 yaşını doldurmamış işçiler için uygulanacak asgari ücretin işverene maliyeti yılın birinci 6 ayında 725,05 YTL, ikinci 6 ayında 754,02 YTL’ye ulaşacak.

Asgari ücret, 16 yaşından büyükler için brüt 638,70, net 503,26 YTL, 16 yaşından küçükler için brüt 540,60, net 432,97 YTL olarak uygulanıyor.

Asgari ücretin işverene toplam maliyeti 16 yaşından büyük işçiler için 776,02, 16 yaşından küçük işçiler için 692,64 YTL’yi buluyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Fikret Şöhret, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun kararını verirken ülkenin içinde bulunduğu sosyal şartları ve geçim şartlarını dikkate aldığını bildirdi.

Şöhret, 2009 yılında uygulanacak asgari ücretin belirlendiği Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, 2009 yılında uygulanacak asgari ücreti belirlemek üzere 5 toplantı gerçekleştirdiklerini anlattı. Geçen yılki görüşmelerde asgari ücretin uzlaşma sağlanarak belirlendiğini hatırlatan Şöhret, bu yıl da sosyal taraflarla yapılan toplantılarda aynı hassasiyeti gösterme gayretinde olduklarını ifade etti.

Yeni asgari ücretin çalışanlara işverene ve toplumun tüm kesimlerine hayırlı olmasını dileyen Şöhret, yeni asgari ücret tablosunun Bakanlığın internet sitesinde ilan edileceğini bildirdi.

TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler de Türkiye’de reel sektörün 2008′de yaşadığı sorunların küresel ekonomik krizle birlikte doruğa çıktığını söyledi.

Türkiye’nin vergi, yatırım, istihdam kaynağı olan işletmelerin bugün gerçek anlamda bir ayakta kalma mücadelesi verdiğini belirten Pirler, yapılan asgari ücret tespitinin uygulanacağı 2009 yılında ise işletme faaliyetlerinin daha da daralarak ekonomik küçülmenin artacağının görüldüğünü kaydetti.

Pirler, işveren kesimi olarak, istihdamı gözeten işsizlerin iş bulmasını daha da zorlaştırmayacak, işçisi ve işvereniyle işletmelerin zarar görmesini önleyecek, dengeli bir asgari ücret tespiti için komisyon çalışmalarında çaba gösterdiklerini söyledi. İşveren kesimi olarak işçi kesiminin gösterdiği tutuma rağmen, asgari ücret tespit kararı alınabilmesi ve çalışma barışının korunabilmesi amacıyla Hükümet kesimiyle birlikte sonuca gittiklerini anlattı.

Özellikle böyle çetin bir dönemde Hükümet’in, 2008 yılında attığı adımları ilerleterek asgari ücret üzerindeki vergi ve asgari sigorta prim  yükünü hafifletmeye devam etmesi gerektiğini kaydeden Pirler, şunları kaydetti:

”Türkiye’deki işsizlerin çoğunluğunu ilk defa işe girecek gençlerin oluşturmaktadır. Asgari ücretle çalışan  toplu iş sözleşmeli bir işçinin iş yerine maliyeti ortalama 1400 YTL’ye yükselmiştir. Bu nedenle AB ülkelerinde olduğu gibi asgari ücret uygulayan iş yerlerinde toplu sözleşmeliler sosyal taraflarca belirlenmeli ve  toplu iş sözleşmesi uygulayan ve uygulamayan iş yerleri için farklılaştırma yapılmalıdır. Yeni asgari ücret ülkemize ve sosyal kesimlere hayırlı olsun.” 

Bir gazetecinin toplantıya ara vermelerinin nedenini sorması üzerine Şöhret, komisyon üyelerinden Türk-İş temsilcilerinin katılmaması nedeniyle yeni bir komisyon oluştuğunu ve tarafların kurumlarında konuyu yeniden değerlendirdiğini söyledi.

Bir başka soruya da Şöhret, ”Komisyon, bildiğiniz üzere 5′i işveren, 5′i işçi, 5′i de hükümet temsilcisi olmak üzere 15 kişiden oluşmaktaydı. Dolayısıyla komisyon kararını oy birliğiyle verilmiştir. Türk-İş’in talebi dengeli beslenme kalıbı verilerinin dikkate alınması noktasındadır. Bu, en son 1999 yılında uygulanmıştır. 2000 yılından itibaren oransal bir artışa geçilmiştir. Asgari ücret tespitinde 2000 yılından sonraki kriterler esas alınmıştır” yanıtını verdi.

Pirler de bir sosyal tarafın komisyondan çekilmesini özellikle çok uygun bulmadıklarını belirtti. Böyle kritik dönemlerde tarafların güç birliği yaparak sorunları aşması gerektiğini kaydeden Pirler, ”Herhangi bir rakam daha komisyonda konuşulmadan işçi kesiminin çekilmesini anlamış durumda da değiliz. Biz önümüzdeki süreçte de geçmişte sağladığımızı uzlaşının devam edeceğine inanıyoruz. Asgari ücrette bu olmadı, bu bir yaklaşım, onların kendi takdiridir” dedi.

Asgari ücret belirlenirken enflasyon farkının dikkate alınıp alınmadığının sorulması üzerine de Şöhret, enflasyon farkının dikkate alındığını, ancak kararda yer almadığını bildirdi.

Şöhret, komisyonun kararını verirken ülkenin içinde bulunduğu sosyal şartları ve geçim şartlarını dikkate aldığını vurguladı.

 

AA

Evgin sahnede gözyaşlarına boğuldu

Aralık 25, 2008

Pop müziğinin sevilen ismi Erol Evgin konserden önce aldığı haberle gözyaşlarına boğulurken olayı saklamaya çalıştı ancak..

 

Kurtuluş Günü nedeniyle Gaziantep’te “Kurtuluş Savaşı ve Atatürk” konulu müzikli gösterisini sahneye koyan Erol Evgin, sahneye çıkmadan bir saat önce annesinin vefat haberini aldı.

Bu üzücü haberi seyircilerden gizleyen ünlü sanatçı programını tamamladıktan sonra, “Programda biraz tutuktum. Ama annemi kaybettim. Bu nedenle beni anlamanızı umuyorum. Bu güzel seyirci karşısında programımı iptal etmek istemedim. Biz sanatçıların ibadeti sanatlarını icra etmektir. Sizlerin alkışları benim için çok büyük bir teselli oldu. Annem için dua edin lütfen” sözleri ile üzüntüsünü paylaşırken gözyaşlarını tutamadı.

Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey sahneye çıkarak sanatçıya başsağlığı dilediler ve üzüntüsülerini ilettiler. Ağlayarak sahneden inen Evgin’in ardından seyirciler hep birlikte sanatçının annesi için dua ettiler…

 

Hürriyet

Ev kadınlığından sıkıldı kozmetikte kariyer yaptı

Aralık 25, 2008

20 Aralık 2008

Türkiye’de 135 bin danışmanı olan kozmetik markası Oriflame, işsizlere ya da ek iş yapmak isteyenlere farklı bir kariyer kapısı aralıyor. 14 yıl önce ev kadınlığından sıkılıp eşine dostuna broşürden kozmetik ürünler satmaya başlayan Özgül Cingil bu işte başarıya ulaşanlardan. O, kazandığı paralarla ev aldı, kızını özel okullarda okuttu, hatta kocası da işini kapatıp onunla çalışmaya başladı. Kurduğu 20 bin kişilik satış ekibi ve yetiştirdiği 17 direktörle Türkiye birincisi ve 2.7 milyon kişi arasından da dünya 10’uncusu seçilen Cingil ile kariyerini konuştuk.
Aileniz, arkadaşlarınız, komşularınız arasında mutlaka elinde bir broşürle size kozmetik ürünler satmaya çalışan ’güzellik danışmanları’na rastlamışsınızdır. Bu kişiler satışlardan elde ettikleri ciro üzerinden prim kazanırlar. Aslında kozmetik ürün satışı birçok kadın için çok cazip bir iş. Bu sayede hem kendi kozmetik ürün ihtiyaçlarınızı karşılayabilir hem de cep harçlığı elde edebilirsiniz. Fakat iş bununla sınırlı değil. Eğer isterseniz bu alanda çok güzel bir kariyer yapmanız da mümkün. 1967 yılında İsveç’te kurulan, 16 yıldır Türkiye’de hizmet veren kozmetik markası Oriflame’in Türkiye’de bu şekilde çalışan 135 bin, dünyada ise 2.7 milyon güzellik danışmanı var.

Güzellik danışmanlığıyla başlayıp satış ekibinizi geliştirerek liderlik, direktörlük, altın, safir, elmas executive veya başkanlık gibi farklı unvanlar alarak yükselebiliyorsunuz. Oriflame’de her yıl yükselenler kutlanıyor ve ödüllendiriliyor. Yine her yıl dünya çapında en iyiler açıklanıyor. Bu yılın Türkiye birincisi olan Özgül Cingil, şu ana kadar 17 direktör yetiştirdi, o direktörlerin altında liderler ve danışmanlarla birlikte 20 bin kişilik bir satış ekibi oluşturdu. Bu başarı ona “altın executive direktör” unvanı ve 30 bin dolar ödül getirdi. Oriflame için çalışan 135 bin kadın arasından Türkiye birincisi ve dünyada 2.7 milyon kadın arasından sıyrılıp 10’uncu oldu.

1960 Nevşehir doğumlu Özgül Cingil, öğretmen lisesinden mezun oldu ama dönemin siyasi olayları nedeniyle öğretmenlik yapmak istemedi. Çok sevdiği öğretmenlik mesleği yerine Öğretmenler Bankası’nda memur olarak işe başladı. 1.5 yıl çalıştıktan sonra evlenip eşiyle birlikte 1979 yılında İstanbul’a yerleşti. Bu sırada bir kızı oldu ve uzun sürecek bir ev kadınlığı dönemi başladı. Ev kadınlığına bir türlü alışamayan ve bir arayış içine giren Cingil, kızı 12 yaşına gelince gazetede gördüğü ilana başvurup bir temizlik firmasında part-time çalışmaya başladı. Ev kadınlarını ziyaret edip firmanın temizlik ürünleri hakkında bilgiler veriyordu. Burada insan ilişkileri konusunda çok şey öğrenen Cingil, 1.5 sene sonra gittiği bir kermeste tesadüfen Oriflame ile tanıştı. Bir parfüm aldı ve kendine yeni bir iş edindi. Daha önce hiç satış yapmadığı için, önce “ben buraya üye olayım hem kendi ihtiyaçlarımı daha ucuza alırım hem de cep harçlığım olur” diye düşündü. Daha sonra çalıştığı yerde iş arkadaşlarına kataloğu gösterince satış yapmanın o kadar korkulacak bir şey olmadığını gördü. Her ay yaptığı satışlardan cep harçlığını çıkarmaya başladı; o zamanlar işin büyüklüğünün farkında değildi. Bir müddet sonra tesadüfen tanıştığı bir direktörün kazandığı parayı duyunca bu işte kariyer imkanı görmeye başladı. Direktör olabilmek için ekip kurmak ve bu ekibinde 13 milyar ciro elde etmesi gerekiyor. Ekibe ne kadar çok kişi katarsanız o kadar iyi. Ekibiyle birlikte 13 milyar ciroya ulaşan, 1.5 milyar civarında prim alıyor. Bu ciroyu 6 ay boyunca yapan ise direktör oluyor.

Şubeleri olan ana bayi gibiyiz

Özgül Cingil, direktörlerin, şirketin kadrolu elemanları kadar etkili olduğunu söylüyor: “Kendi şirketinizin genel müdürü gibi oluyorsunuz. Bu işin püf noktası ekip kurmak. Sadece satış yaptığınızda cep harçlığı kazanıyorsunuz ama siz de kalkıp kendi ekibinizi kurduğunuzda şubeleri olan ana bayi gibi oluyorsunuz. Kaydettiğim her insan bana bağlı oluyor, onun altındaki insanlar da ağacı büyütmeyi sağlıyor. Tabii böyle olunca inanılmaz büyük bir satış ekibi ortaya çıkıyor, siz bir kişi kaydediyorsunuz o kişi bir anda 1.500 kişi olabiliyor. Benim satış ekibim 20 binin üzerinde. Ekibime şunu diyorum; ’Siz hiç 20 bin mağazası olan bir şirket tanıyor musunuz? Her mağazamızda bir rujumuz satılsa bizim kadar çok ruju satılan bir firma biliyor musunuz?’ 20 bin kişiyle iletişim halinde olmak zor olsa gerek. Ama şirket mantığı burada da devreye giriyor. Direktörler lidere, liderler danışmanlara bilgi aktarımı yaparak iletişim halinde kalıyorlar. Örneğin Özgül Cingil şu sıralar o toplantıdan o toplantıya koşarak satış ekibini yetiştirmeye çalışıyor. Ayın üçte birini şehirdışı seyahatlere ayırıyor. Oriflame’in eğitimleri vasıtasıyla 60 ülke gezen Cingil, bu işten elde ettiği parayla ev almış, kızını hep özel okullarda okutmuş. Hatta kocası Merter’deki tekstil şirketini kapatıp ona yardım etmeye başlamış. Eşi şimdi katalogların postalanması, telefon görüşmelerinin yapılması gibi işin lojistik ve komünikasyon tarafını yönetiyor. Özgül Cingil’e bu konuda yardımcı bir de sekreteri var. Hatta Işık Üniversitesi’nden mezun olan kızı da bir şirkette ürün sorumlusu olarak çalıştıktan sonra ’Anne ben hiç bir işte senin kadar kazanıp, senin kadar takdir göremem’ diyerek anne mesleğine soyunmuş, o da direktör olmuş. Cingil’in, Türk Ticaret Bankası’ndan müdür olarak emekli erkek kardeşi ile şef olarak emekli eşi ve öğretmen olan kız kardeşi de bu işi yapıp direktör olmuşlar.

Güzellik danışmanlığı krizde en iyi meslek

Oriflame’in kayıtlı 135 bin danışmanı var. Bu sayının önümüzdeki yıl krizin de etkisiyle yüzde 35 artması hedefleniyor. Bu işi herkese tavsiye ettiğini söyleyen Özgül Cingil, “Eskiden bu işi sadece ev kadınları yapar gibi görülüyordu ama şimdi herkes yapıyor. Kimisi ek iş olarak kimisi işini bırakıp da geliyor. Kadının hayatını çok değiştiren bir meslek, kadına ekonomik özgürlüğünü kazandırıyor, kariyer yaptırıyor ve dünyayı da gezdiriyor aynı zamanda.” Kriz başladığında beri onların işlerinde tersine bir artış olmuş. Özgül Cingil, şu aralar hiç olmadığı kadar çok toplantı ve görüşmeye katılıyor, nedeni ise işsiz kalmış ya da ek işe ihtiyacı olan pek çok kişinin bu işe soyunmuş olması. Kimi çocuğuna harçlık verebilmek için, kimi çocuğunu okutabilmek için, kimi de işsiz kalan eşine destek olmak için bu mesleği tercih ediyor.

2.7 milyon danışmanları var

Kozmetik ve güzellik ürünleri alanında faaliyet gösteren Oriflame 1967’de İsveç’te kuruldu. 16 senedir Türkiye’de olan Oriflame’in 60 ülkede 7.000 çalışanı var. Şirketin geçen yılki global cirosu ise 1.1 milyar Euro. 60 ülkede 2.7 milyon güzellik danışmanı bulunan Oriflame’in Türkiye’deki danışman sayısı 135 bin. Güzellik danışmanları Oriflame’in kozmetik ürünlerinin satışını gerçekleştirerek, şirkete kazandırdıkları cirodan belirli bir miktar prim alıyorlar.

Bu işte kazançlar çok değişken

Kriz sadece satış ekiplerinin sayısını artırmakla kalmamış satışlar da artırmış. Artık mağazalara eskisi kadar rağbet olmadığı için insanlar kozmetik ihtiyaçlarını muhabbet sırasında en yakın arkadaşlarının onlara gösterdiği katalogdan satın alır olmuş. Özgül Cingil’in verdiği bilgiye göre bu işi ek iş olarak yapanlar arasında çok sayıda hemşire, öğretmen ve doktor var. Cingil, bu işe ilk başlayanların önce ailelerine, komşularına, iş arkadaşlarına satış yaptıklarını daha sonra eğitimler alıp gittikleri alışveriş merkezlerinde, şirketlerde de satış yapar hale geldiklerini söylüyor. En kolay satış yapanlardan biri de çalışan kesim: “Bugün insanların gidip dışarıdan alışveriş yapmaya vakti yok, mesela arkadaşı bir katalog getirdiğinde fazla zorlayan bir satış şekli olmuyor.” Bu işte kazançlar ise çok değişken. Önemli olan bu işi niye yaptığınız, ben sadece ihtiyaçlarımı karşılamak istiyorum veya kazandığım parayla geçinmek istiyorum da diyebilirsiniz. O nedenle bu işten ayda 5 lira kazanan da var 1.000 YTL kazanan da.

Burcu ÖZÇELİK

Ayda 20 bin YTL kazananları görüyor işsiz doktor da kozmetik pazarlıyor

Aralık 25, 2008
Ayşegül AKYARLI GÜVEN
 

Ayda 20 bin YTL kazananları görüyor işsiz doktor da kozmetik pazarlıyor

Krizde işsiz kalan doktor, öğretmen, eczacı gibi çok sayıda meslek grubu doğrudan satışa yöneldi. Bunda da bazı satış danışmanlarının Türkiye’de ayda 20 bin YTL’ye varan gelir elde etmesi etkili oldu. Oriflame Türkiye CEO’su John Larsson “Dünyada CEO’dan fazla kazanan danışmanlar var. En fazla satış yapan 100 danışmanımızdan üçü de Türk” dedi.

ABD başlayıp Avrupa’nın ardından Türkiye’ye yansıyan kriz, işten çıkartılan kişi sayısında bir anda büyük bir patlama yaratınca doktor, öğretmen, eczacı gibi çok sayıda meslek grubu çareyi kaybettikleri işlerinin yerine doğrudan satışı koymakta buldu. Bunda da bazı satış danışmanlarının Türkiye’de ayda 20 bin YTL’ye varan oranlarda gelir elde etmesi etkili oldu. Kriz dönemlerinde bu mesleğe olan eğilimin arttığını ifade eden Oriflame Türkiye CEO’su John Larsson “1998 yılında Rusya’da yaşadığımız krizden sonra çok iyi eğitimli insanlar bize satış danışmanı olarak çalışmak üzere katılmaya başladı. Şimdi bu insanlar arasında CEO’dan bile fazla kazananlar var. Türkiye’de de benzer bir süreç bekliyoruz” dedi.

Türkiye’de de artacak

Bu dönemde Oriflame bünyesinde çalışmaya başlayan sanatçı Tamilla Riva’nın bugün yılda 1 milyon Euro gelir elde ettiğini dile getiren Larsson, şöyle devam etti: “En fazla kazanan ikinci satış danışmanımız da yine kriz döneminde aramıza katılan bir doktor oldu. İşini kaybedenler zor bir sürece giriyor. Çocuklarını kendilerini ve ailelerini desteklemeleri gerekiyor. Ben bu gibi eğitimli insanların Türkiye’de de bize başvuracağını düşünüyorum. Şimiden Türkiye’de de birçok eczacı, doktor, öğretmen ve mimarla birlikte çalışıyoruz.”

300 milyon Euro ödedik

Türkiye’de 135 bin satış danışmanı ile çalıştıklarını kaydeden Larsson, şöyle konuştu: “Biz satış sanışmanlarına 2 fırsat sunuyoruz. Bunlardan birincisi ürünü kullanma fırsatı. Diğeri de iş fırsatı. Ekonomi kötüleştikçe daha çok başvuru alacağız. Erkeklerden de giderek daha yoğun ilgi görüyoruz. Bu işe girerken kadınlar kozmetiği erkekler ise parayı cazip buluyor. Bu nedenle biz çiftler halinde çalışmaya çok daha fazla yönlendiriyoruz. Genelde kadın başlıyor. Para kazanıyor. Sonra da adam işin içine giriyor. Oriflame kazancının yüzde 30’unu danışmanlarına ödüyor. Geçtiğimiz yıl dünyada ödenen bedel 300 milyon Euro’yu aşıyor.”

500 bin danışman var

Türkiye’de bu sektörde toplam çalışan sayısının 500 bine yakın olduğuna dikkat çeken Larsson konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir ülkenin kriz ortamında olması iyi değil. Ancak insanlar işini kaybetse bile iyi görünmek istiyor. Bu anlamda krize karşı iyi durumdayız. Bir diğer taraftan da krizde insanların çok daha fazla paraya ihtiyacı oluyor. Bu yöntem ile hem alıcıya hem de satıcıya çok iyi fırsatlar sunulabiliyor.” dedi.

Gün kültürüyle Doğu’da büyüyecek

ORIFLAME’in bugüne kadar Doğu’ya yönelmediğini ifade eden John Larsson, şöyle konuştu: “Bu yıldan itibaren doğuya daha çok yatırım yapacağız. Böylede 100 bine yakın danışman hedefliyoruz. İstanbul’da insanlar meşgul. Yapacak çok işleri var. Ama doğuda evde sık buluşmaları iyi bir fırsat. Kadınların çay kahve için bir araya gelmesi bizim için işi kolaylaştırıyor. Ankara’nın doğusu üzerinde artık daha çok duracağız. Orada gerçekten çok büyük bir potansiyel olduğunun farkındayız. O bölgede hem yeni personeller alıyoruz hem de odaklanıyoruz.”

4 yılda 5 kat büyürüz

ORIFLAME’in Türkiye’yi geleceği en parlak ülkeler arasında görüğüne dikkat çeken John Larsson “Türkiye satış anlamında faaliyet gösterdiğimiz 61 ülke içinde 12’nci sırada. Ama ilk 3’te olmak istiyoruz. 4 yılda 5 kat büyümek gibi bir hedefimiz var” dedi.

Kadınlar krize daha hassas, yorgunluk makyajla kapanıyor

DÜNYAYI etkisi altına alan krizin satışlarını olumsuz etkilemeyeceğini anlatan Oriflame Türkiye CEO’su Johan Larsson, “Özellikle krizler kötü gidişatın işareti olarak insanların yüzünü daha fazla yorgun gösteriyor. Ve kadınlar bu durumda görüntüye karşı daha hassaslar ve makyaj ile bu olumsuzluğu kapatma ihtiyacı duyuyorlar” dedi.

En hızlı büyüyen pazar İran oldu

ORIFLAME Türkiye’den önce şirketin Mısır, Sırbistan, Bulgaristan gibi ülkelerde CEO’luk ve bölgesel yöneticilik görevlerini de yürüttüğünü belirten Larsson, ülkelere göre kozmetik kullanım alışkanlıklarını şöyle anlattı:

Geçen yıl girdiğimiz İran şu an bizim için en hızlı büyüyen pazar.

Mısır’da bayan müşterilerimiz cilt rengini açsın diyerek beyazlatıcı ürünler, sabun ve kolonya kullanılıyor

Batı Avrupa’da en fazla cilt bakım satıyor

Rusya ve Doğu Avrupa’da ise kokular ve renkli kozmetik ürünler ilgi görüyor

Türk kadınları da Ruslar gibi renkli kozmetiğe ilgi gösteriyor.

İsveçli kozmetikçi Oriflame Doğulu kadına odaklandı

Aralık 25, 2008
İsveçli Oriflame, büyüme planlarında Türkiye’yi ilk üç ülke arasına aldı. Türkiye’de beş yılda beş kat büyümeyi hedefleyen Oriflame, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerine odaklanacak.
 
Dünya kozmetik sektöründe katalogla satışın lider şirketlerinden İsveçli Oriflame, büyüme planlarında ilk üç ülke arasına Türkiye’yi de yerleştirdi. Oriflame, Rusya ve Polonya’nın ardından büyük bir pazar potansiyeline sahip olduğuna inandığı Türkiye’de beş yılda beş kat büyümeyi hedefliyor. Oriflame’in Türkiye’de özellikle odaklandığı bölgeler ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu illeri olacak.
Doğu illerinde İstanbul’daki gibi alışveriş merkezleri olmadığı için bireylerin çok fazla alışveriş imkanı bulunmadığını söyleyen Oriflame Türkiye Genel Müdürü Johan Larsson, bu durumun kozmetik alanında Oriflame gibi şirketlere yarayacağına inanıyor. Larsson, “Doğu’da ilişkiler de yüzyüze devam ediyor, sohbet toplantıları Batı’ya göre daha fazla gerçekleşiyor. Bu da satışlarını katalog yoluyla ve tavsiye üzerine yapan Oriflame için büyük bir pazarlama altyapısı yaratıyor” diye konuştu.   
Türkiye’de Batı illeri ağırlıklı olmak üzere bir yılda 135 bin kişiye kataloglarından satış yaptıran Oriflame, beş yılda bu oranı 500 bine çıkarmayı hedefliyor. Doğu Anadolu’daki satış danışmanı sayısının ise aynı sürede 100 bine çıkarılması planlanıyor. 
 
Fiyatlarda indirim yaptık
Kozmetik alanında doğrudan satış yapmak üzere 1967 yılında kurulan Oriflame, dünyada 2,6 milyon satış danışmanı aracılığı ile yılda 1.1 milyar euro ciro gerçekleştiriyor. Oriflame’in her yıl ortalama yüzde 17 büyüme ile alanındaki en büyük Avrupalı şirket olduğunu belirten Johan Larsson, “Tüm dünyada beş yılda iki kat büyümeyi planlarken, Türkiye’de beş kat büyümek istiyoruz. Çünkü Türkiye genç ve dinamik nüfusunun yarattığı 1.7 milyar dolarlık pazarla bu altyapıya sahip. 1992′de giriş yaptığımız Türkiye, satış yapılan 61 ülke arasında 12. sırada. Ama biz Türkiye’yi orta vadede ilk üçte görmek istiyoruz” diye konuştu.  
Küresel krizin Oriflame için büyüme ortamı yarattığına da dikkat çeken Larsson, şu değerlendirmede bulundu: “Krizde bireyler temel gıda ihtiyaçları dışında alışverişi kesebiliyor ama diğer yandan güzel görünme istekleri hep devam ediyor. Bu yüzden kozmetik alanında bir sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum. Ancak yine de tedbir açısından ürün fiyatlarında yüzde 15-20 oranlarında indirimler de yaptık.”
 
Ruslara iş kapısı oldu
Kriz dönemlerinde Oriflame’in aynı zamanda pekçok kişiye yeni iş fırsatı yarattığını da vurguluyan Larsson, bunun en önemli örneğinin Rusya’da 1998′deki krizle yaşandığını söyledi.
Larsson, “Krizle birlikte işini kaybeden ya da geçim sıkıntısı çeken çok sayıda doktor, bankacı ve öğretmen gibi meslek grupları Oriflame’de satış danışmanlığı yapmaya başladı. Halen tüm dünyadaki en iyi satış danışmanımız, sanat tarihi okuyan bir Rus. Geçen yıl kazancı 1 milyon euro oldu. İkincisi de Rus bir doktor. Türkiye’den bir danışman ise satışlarda 10′uncu sırada. Geçen yıl tüm satış danışmanlarına 300 milyon euro ödedik. Amacımız Türkiye’de de ev kadınları için önemli bir istihdam ve çalışanlar için ek gelir kaynağı yaratmak” dedi. Türkiye’de halen satış danışmanlarının yüzde 99′unun kadın olduğunu belirten Larsson, yüzde 30′unun ise ek gelir için bu işi yaptığını vurguladı.
 
 
Türkler en çok makyaj ürünü alıyor
Oriflame’in satışlarında Rusya, Ukrayna ve Türki Cumhuriyetleri gibi CIS ülkeleri yüzde 57′lik oranla en fazla payı alırken, en hızlı büyümeyi ise yüzde 87′lik oranla İran gerçekleştiriyor. Şirketin satış yaptığı 61 ülke arasında 12. sırada bulunan Türkiye, satın alınan ürün profili açısından Rusya ile örtüşürken, Batılı ülkelerle ters düşüyor. Türkiye’de yüzde 30′luk payla en fazla renkli kozmetik (makyaj) ürünleri satılıyor. Bu ürünleri parfüm, cilt ve kişisel bakım ürünleri izliyor. Türk erkeklerinin satışlardan aldığı pay ise yüzde 10 ile sınırlı. Öte yandan Türkler kozmetik ürüne yılda ortalama 23 euro harcarken, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde bu oran 156 euro civarında bulunuyor.

İsveçli Oriflame, büyüme planlarında Türkiye’yi ilk üç ülke arasına aldı. Türkiye’de beş yılda beş kat büyümeyi hedefleyen Oriflame, özellikle Doğu ve…

Kriz meslek değiştirtti!

Aralık 25, 2008
 

İşsiz kalan bankacılar makyaj malzemesi satmak için sıraya girdi

Kerim ÜLKER / VATAN EKONOMİ


Aylık 20 bin YTL’ye kadar gelir imkanı sunan Oriflame, işsiz kalanların umudu oldu. 20 kişilik satış ekibi için 3 bin kişi başvururken bunlar içinde son dönemde işini kaybeden bankacıların çokluğu dikkati çekti. Türkiye CEO’su Larsson, “1998 krizinde Rusya’da yaşadıklarımızın benzerini şimdi Türkiye’de bekliyoruz” dedi.

ABD başlayıp Avrupa’nın ardından Türkiye’ye yayılan kriz, işten çıkartılanların sayısını hızla artırınca finansçı, öğretmen, bankacı, eczacı gibi çok sayıda yüksek eğitimlilerin oluşturduğu meslek grubu çareyi kaybettikleri işlerinin yerine doğrudan satışı koymakta buldu. Bunda da bazı satış danışmanlarının Türkiye’de ayda 20 bin YTL’ye varan oranlarda gelir elde etmesi etkili oldu. Oriflame Türkiye CEO’su Johan Larsson, “1998 yılında Rusya’da yaşadığımız krizden sonra başta doktorlar olmak üzere iyi eğitimli insanlar bize satış danışmanı olarak çalışmak üzere katıldı. Türkiye’de de benzer bir süreç bekliyoruz” diye konuştu.

450 bin kişi çalışıyor

Türkiye’de şu anda 450 bin satış danışmanının doğrudan satış kanalında çalıştığını ifade eden Larsson, Oriflame ile çalışanların sayısının ise 135 bin olduğunu söyledi. “Biz satış danışmanlarımıza iş fırsatı sunuyoruz” diye konuşan CEO Larsson, “Ekonomi kötüleştikçe daha çok başvuru alacağız. Özellikle erkeklerden yoğun ilgi görüyoruz. Bu işe girerken kadınlar kozmetiği erkekler ise parayı cazip buluyor. Bu nedenle biz çiftler halinde çalışmaya da çok fazla yönlendiriyoruz” dedi. Larsson şunları söyledi: “Genelde kadın başlıyor. Para kazanıyor. Sonra da eşi işin içine giriyor. Oriflame dünya genelinde kazancının yüzde 30’unu danışmanlarına ödüyor. Geçtiğimiz yıl cirosu 1.1 milyar euroydu ve bunun 300 milyon eurosunu danışmanlarına dağıttı” dedi.

Oriflame’in Türkiye’yi geleceği en parlak ülkeler arasında gördüğüne dikkat çeken CEO Johan Larsson, “Türkiye satış anlamında 61 ülke içinde 12’nci sırada. Ancak ilk 3’te olmak istiyoruz. 4 yılda 5 kat büyümek gibi bir hedefimiz var. Satış danışmanımızı sayısını da böylece 500 bine çıkarmayı düşünüyoruz. Bu çok cesur bir hedef. Çünkü biz bu sürede global anlamda sadece 2 kat büyümeyi hedefliyoruz. Türkiye satışlarımız daha hızlı büyüyecek” dedi.

1998 Rusya krizinde doktor satış danışmanlarımız oldu

Oriflame Türkiye CEO’su Johan Larsson, “1998 yılında Rusya’da yaşadığımız krizden sonra başta doktorlar olmak üzere çok iyi eğitimli insanlar bize satış danışmanı olarak çalışmak üzere katılmaya başladı. Şimdi bu insanlar arasında CEO’dan bile fazla kazananlar var. Türkiye’de de krizle birlikte doğrudan satışa ilgi artıyor. Benzer bir süreç bekliyoruz” dedi. Bu dönemde Oriflame bünyesinde çalışmaya başlayan bir Rus tiyatrocu ile doktor yılda 1 milyon eurodan fazla kazanıyor.

Kahve-çay günleriyle Doğu’da büyüyeceğiz

ORIFLAME’İN bugüne kadar Doğu’ya pek de yönelmediğini ifade eden Larsson, “Bu yıldan itibaren Doğu’ya daha çok odaklanacağız 75-100 bine yakın danışman hedefliyoruz. Doğu’da kadınlar arasında çay-kahve geleneği var. Bu gelenek de işi kolaylaştırıyor. O bölgede hem yeni personeller alıyoruz hem de odaklanıyoruz” dedi.

Kriz yorgun gösteriyor makyajla kapatıyorlar

ORIFLAME Türkiye CEO’su Johan Larsson’ın krizle ilgili çok ilginç bir tespiti var. Krizlerin insanların yüzünü daha yorgun gösterdiğini ifade eden Larsson, “Kötü gidişin izleri insanların yüzüne yansıyor. Kriz insanları yorgun gösteriyor. Ve kadınlar bu durumda görüntüye karşı daha hassaslar ve makyaj ile bu olumsuzluğu kapatma ihtiyacı duyuyorlar” diye konuştu.

İspanyollar kozmetiğe 7 kat fazla harcıyor

RUSYA’DA kozmetik pazarı 7.8 milyar euroya ulaşırken, İspanya’da 7.1, Polonya’da 2.3, Ukrayna’da 1.5, Türkiye’de 1.7, Yunanistan’da 1.4 milyar euro, Macaristan’da ise 676 milyon euro. Kişi başına kozmetik harcaması Avrupa’da 156 euro. İspanyollar kozmetiğe kişi başına yılda 175 euro öderken, Yunanlılar 130, Ruslar 56, Türkler ise 24 euro ödüyor.

Bu bilgisayar, yağda yüzüyor

Aralık 15, 2008

Bilgisayarı soğutmak için tamamen ayçiçek yapında yüzdürenleri görmüştük. Peki bunu ürün haline getirip satanlara ne dersiniz? Reactor’a yakından bakın!

Berkin Bozdoğanhttp://shiftdelete.net

 

Bilgisayarlarda sıvı soğutmanın nimetlerini yakından tanıyoruz. Sessiz ve oda sıcaklığına çok yakın değerlerde çalışabilen bileşenler, deliler gibi hız aşırtma uygulanan senaryolarda bile makul sıcaklık seviyelerinde kalıyorlar. Hatta bilgisayarı daha iyi soğutmak için bitkisel yağlar içinde (ayçiçeği, mısırözü, soya ve fındık yağı şeyler) yüzdürenleri de görmüştük; ama henüz kimse bunu özel bir kasada toplatıp içine yağını ekleyip satmamıştı. Hardcore Computer tarafından üretilen Reactor, tamamen yağ içinde yüzüyor. Gerekli tüm bağlantı ve düğmeler elbette kasanın dışında.

Nasıl Güncelleniyor?

İsterseniz kasanın içindeki anakart kısmını yağdan çıkartabiliyorsunuz. Ama Hardcore Computer size bunu istediğiniz gibi konfigüre ederek yollayabildiği için fritözlerden nefret edene kadar bu kasayla uğraşmak zorunda değilsiniz.  Zaten markete giden annenize on litrelik sıvı yağ siparişi verirseniz, şüphe çekebilirsiniz. Nasıl oluyor da oluyor diyorsanız, ürünün anlatıldığı bir videoyu sizler için bulduk. Görüntülerin sözlerden daha fazla şey anlatacağına eminiz.

Peki Ya Fiyatı?

Hardcore Computer‘ın sunduğu Reactor, üzerinde neredeyse doğru düzgün bir parça yokken (Intel E8600 işlemci, 2 GB DDR3 bellek, 500 GB sabit disk ve GeForce 9800 GTX) 3700 dolardan başlayan bir fiyata satılıyor. Eğer içini üçlü SLI için kartlarla doldurup, hiçbir şeyini eksik etmezseniz 10.000 dolara kadar yolu var. Elbette seçime bağlı olarak bu ürünü çılgınlar gibi hız aşırtmalı şekilde satın alabiliyorsunuz. Sonuçta elinizde mümkün olabilen en iyi soğutma sistemlerinden bir tanesi var.

Ayakkabısını Bush’un kafasına fırlattı VİDEO

Aralık 15, 2008

Irak’a sürpriz bir ziyarette bulunan Bush, öfkeli bir gazetecinin saldırısına uğradı. Bush’a ayakkabısını fırlatan protestocu ‘Köpek’ diye bağırdı.

Irak’a beklenmedik bir ziyaret yapan ABD Başkanı Bush, Başbakan Nuri el Maliki’nin elini sıkarken öfkeli bir Iraklı gazetecinin ayakkabı saldırısına uğradı.

Maliki’nin şaşkın bakışları altında iki ayakkabısını da çıkarıp peş peşe  fırlatan ve bir yandan da Bush’a ağır hakaretler yağdıran gazeteci, güvenlik güçleri tarafından hemen etkisiz hale getirilerek salondan çıkarıldı.

Bush’a ağır hakaretlerde bulunan protestocu gazeteci ‘Irak halkının sana son veda öpücüğü köpek!’ diye bağırdı.

Başkan Bush, salondaki durumun normale dönmesinden sonra sakin bir şekilde soruları yanıtladı.

Olayın ardından ayakkabısını fıraltan gazeteci ve bir kişi tutuklandı.

Eğilerek, başının hemen üzerinden geçen ayakkabılardan isabet almadan kurtulan Bush, saldırının kendisini etkilemediği belirtti ve esprili bir şekilde “sadece ayakkabıların numarasının 10 olduğunu söyleyebilirim” diye konuştu.

GÖRÜNTÜ 1

 

Salondaki diğer Iraklı gazetecilerin, televizyon muhabiri olan meslektaşları adına Bush’tan özür diledikleri kaydedildi.

MHP 7 adayının daha ismini duyurdu

Aralık 15, 2008

MHP, Isparta, Erzincan, Malatya, Tokat, Osmaniye, Bayburt ve Kars’ta başkan adaylarını kamuoyuna duyurdu. İşte o isimler:

 

Milliyetçi Hareket Partisi, 29 Mart yerel seçimlerindeki adaylarını açıklamaya devam ediyor. Daha önce 21 il belediye başkan adayını açıklayan MHP, bugün de 7 adayını daha kamuoyuna duyurdu.
MHP Genel Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, MHP’den aday olmak üzere başvuruda bulunan aday adaylarıyla ilgili genel merkezde oluşturulan ‘Ön Değerlendirme Kurulu’nca inceleme ve değerlendirme yapıldı. Bunların Başkanlık Divanı’nda da görüşülerek başvurulardan bazılarının belediye başkan adayı olmalarının uygun görüldüğü ifade edildi.

MHP’nin 7 ildeki belediye başkan adayları şöyle:

Erzincan Erkan Karaman,
Isparta Yusuf Ziya Günaydın,
Kars Settar Kaya,
Malatya Cumali Ünaldı,
Tokat Ümit Sarıtaşlı,
Bayburt İdris Aydın ve
Osmaniye Kadir Kara.

MHP, 7 il belediye başkan adayının yanı sıra toplam 122 ilçe ve belde belediye başkan adayını da kamuoyuna duyurdu.

MHP, daha önce 21 ildeki belediye başkan adaylarını da şöyle açıklamıştı.

Beypazarı Belediye Başkanı Mansur Yavaş Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı, İzmir İl Başkanı Musavat Dervişoğlu ise İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak duyurulmuştu.

MHP’nin daha önce açıkladığı il belediye başkan adayları şöyle:

Afyon Hayrettin Barut,
Ankara Mansur Yavaş,
Artvin Köksal Akalın,
Balıkesir İsmail Ok,
Bolu Mustafa Ramazan,
Burdur Orhan Akın,
Bursa Mehmet Gazioğlu,
Çanakkale Rıdvan Uz,
Çorum Bekir Soyocak,
Giresun Ali Kara,
Gümüşhane Mustafa Canlı,
İzmir Musavvat Dervişoğlu,
Kastamonu Turhan Topçuoğlu,
Sakarya Enver Toçoğlu,
Zonguldak Selahattin Gülay,
Aksaray Ramazan Kaşlı,
Karaman İsmet İlmi Hatipoğlu,
Bartın Cemal Akın,
Yalova Murat Sarısoy,
Karabük Rafet Vergili,
Kilis Hasan Mısırlıgil.”

 

CHA

Basuru (Hemoroid) olanlar bu haber sizin için

Aralık 15, 2008

Yetişkin nüfusun büyük bir oranı hemoroid (basur)rahatsızlığı nedeniyle günlük yaşamında kaşıntı, sızı, tahriş, yanma ve benzeri problemler ile karşılaşmakta.

 

TÜBİTAK DESTEĞİYLE TÜRKİYE’DE GELİŞTİRİLEN STERİSİL HEMOROİD BAKIM HAVLUSU ECZANELERDE

Yetişkin nüfusun büyük bir oranı hemoroid rahatsızlığı nedeniyle günlük yaşamında kaşıntı, sızı, tahriş, yanma ve benzeri problemler ile karşılaşmakta. Hemoroid rahatsızlığı olanların yaşam kalitesini artırmak amacıyla, projesi TÜBİTAK tarafından desteklenen, içeriği bitkisel bir ürün geliştirildi.

STERİSİL Hemoroid Bakım Havlusu, basur şikayetlerinde bakım amaçlı kullanılmakta, kanama kaşıntı yanma gibi şikayetlerde belirgin bir rahatlama sağlamakta. Ürünün geliştirilmesinde katkısı olan Uluslararası Kozmetik Kimyacıları Derneği Avusturya Başkanı Mr. Erhard Diwald, STERİSİL’in hemoroid rahatsızlığı olanlar için vazgeçilmez bir ürün olacağının altını çiziyor.

Uluslararası normlara uygun olarak üretilen; parfüm, alkol ve boya içermeyen. STERİSİL Hemoroid Bakım Havlusu İtalya’da geçirildiği dermatolojik testlerden tam not almış.

Uzmanlar, STERİSİL’in düzenli kullanıldığında hemoroidli bölgedeki damarları güçlendirdiği gibi kan dolaşımını düzenlemeye yardımcı olma ve temizlenen bölgede antibakteriyel etki bırakarak bakterilerin çoğalmasını engellediğini söylüyor.

Hemoroid rahatsızlığı olanlarda ; STERİSİL Hemoroid Bakım Havlusu’nun düzenli kullanımı sonucu rahatsız olan bölgenin hijyen ve bakımı sağlanıyor.

Çantada ya da cepte kolayca taşınabilen STERİSİL Hemoroid Bakım Havlusu, günün her saatinde kolayca kullanabileceğiniz, rahat bir gün geçirmenize yardımcı olacak bir ürün

DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN
www.sterisil.com.tr